Gökçe BAHADIR Fan Club


 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Yaprak Dökümü Haberler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mugiş



Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 06/09/08

MesajKonu: Yaprak Dökümü Haberler   C.tesi Eyl. 13, 2008 2:23 pm

Basarili oldugu kadar mutevazi, yakisikli oldugu kadar da akilli bir yetenek Tolga Karel. Huzunlu ve enerjisi diplere vurmus bir sonbahar gununde bile yuzumuzu guldurmeyi basaran 'Yaprak Dökümü'nun Oguz'unun 'aura'sina kapildik.

Oyunculuk egitimi mi aldiniz yoksa alayli misiniz?

Yeditepe Üniversitesi'nde Uluslararasi İliskiler sonra da Paris Devlet Konservatuari'nda Sahne Sanatlari bolumlerini bitirip Paris'te Sinema Elestirmenligi yuksek ihtisasi yaptim.

Siyaset yapmak icin sahne sanatlarindan anlamak gerektigini mi dusundunuz?

Uluslararasi İliskiler'e girdigimde babamin olmami istedigi gibi bir adam olma yolunda ilerledigimi gordum. Bunu fark ettigim anda da sanat okumaya karar verdim.

İÇ SESİMİ DİNLEDİM

İnsan sanatci olmaya bir anda karar verebilir mi?

Sanat icimde hep vardi. Ama babam burokrat oldugu icin sanatci olmak kariyer planlarimin icinde yer alamazdi. Bunu ilk 13 yasimda fark etmistim. Gitar almasini istemistim ama almamisti. Harcliklarimi biriktirip gitar alip kursa gittim. Babamla olan kirilmadan sonra hayatima yon verirken ruhumu dinledim. O ruh bana once sarki sozu yazdirdi sonra rol yapmayi ogretti.

Peki oyunculuk nasil basladi?

İlk oyunculuk deneyimimi Paris'te yasadim. Bir kast gorusmesine gitmistim. Bir baktim sadece ben degil, benim disimda 2 bin 999 kisi daha gelmis o gorusmeye! O kadar kisinin arasindan secilmek cok guzel bir duyguydu. 'Peki simdi ne olacak' derken, gorusmelerin film icin yapildigini ogrendim. Sete gittim, karsimda GŽrard Depardieu'nun da oldugu 300 kisilik bir ekip var. 'Denizin Çocuklari' adli Fransiz yapiminda oyle bir ekiple kariyerime baslamak cok heyecan vericiydi.

O ortamlari Turkiye'de dizi oyuncusu olmak icin mi biraktiniz?

Turkiye'ye donmek zorundaydim cunku kendimi babama kanitlamam gerekiyordu.

Pisman olmus gibi soylediniz

Fransa'da 5 sene kaldim ama biz Turkler her ne kadar Avrupali gibi gorunsek de sosyalist bir yana sahibiz. Ayrica Turkiye'de hakikaten cok buyuk bir malzeme var. Avrupa ve Amerika sinemasi tukenmis durumda. Mesela orada yapilmis 180. Kral Arthur'u filan izliyoruz ama Turkiye'de daha hakkiyla (komedi olmayan) ciddi bir savas filmi bile cekilmedi. O yuzden burada daha cok malzeme, daha cok potansiyel olduguna inaniyorum. Zaten bir aktörun en verimli en iyi zamani 30-35 yaslarina geldigi zamanlardir. Ben daha 28 yasindayim. Ben o yaslara gelene kadar Turk sinemasinin biraz daha gelisecegini, daha cok oturacagina, tam anlamiyla yapilanacagina inaniyorum. İste o zaman bambaska bir donem baslayacak ve ben de o donemin ilk jenerasyonu olabilecegimi dusunuyorum.

FARKLI BİR DURUŞ

Ama su anda Turkiye'de binlerce dizi oyuncusu var, siz bunca insan arasinda nasil bir fark yaratmayi planliyorsunuz?

Turkiye'de gercekten oyuncu olanlarin sayisi 10'u gecmez. Bence bu insanlar tipki pandalar gibi devlet tarafindan koruma altina alinmali. (Guluyor) Bense her ne kadar oyle oldugumu dusunenler olsa da kendimi bir jon olarak gormuyorum. Bence jon olmak bir fotograftir. Bir durus, bir bakis gerektirir. Beni karaktere girebilmek heyecanlandiriyor. 'Kabuslar Evi'nde fantastik bir rolum vardi, simdi de 'Yaprak Dökümü'nde cok zeki ve guclu ama aslinda cok da iyi olmayan birini oynuyorum. Bence gelecegin jon anlayisi da tek bir durusta degil, boyle hem oyunculugu bilen hem de hos olan adamlar olacak.

Hayallerde ne var? Ben hayata dair bir seyler anlatmaya calisiyorum. Bunu yaparken de dil olarak bazen soz yazarligimi bazen de oyunculugumu kullaniyorum ve bunu severek yapiyorum. Herkes beni sevsin gibi bir egom yok ama farkli bir dil yaratacagima ve farkli bir durus olacagima da inaniyorum.


Kaynak/Aksam

Kuyruklu dizi dönemi başladı

Televizyonda "polemik yılı"nı yaşıyoruz. Karşılamaya hazırlandığımız yeni yıla da ekran polemikleri damgasını vuracağa benziyor. Artık her yeni dizi, beraberinde getirdiği yeni bir tartışmayı Türkiye'nin gündemine taşıyor. Binbir Gece'deki "Bir kadın çocuğunun sağlığı uğruna para karşılığı tanımadığı bir erkekle birlikte olur mu?" tartışmasının sonu gelecek gibi değil. Sıla'daki sevgililer ciddi bir kavşak noktasında; "Aşk mı üstün gelecek yoksa töre mi?" Sağır Oda'daki Aras Dağlı da "Aşk mı yoksa vatan sevgisi mi?" sorusunun karşılığını bulmaya çalışıyor. Hırsız-Polis'te düğümlenen soru ise "Aşk mı, kanun mu?" üzerine... Kadın Severse'nin beyin kıvrımlarımıza astığı soru çengeli ise "Aşk mı, şöhret mi?" şeklinde... atv'nin yeni başlayacak dizilerinden Bebeğim de toplumun gündemine yeni bir tartışmayı taşıyacağa benziyor: "Taşıyıcı annelik kahramanlık mı, yoksa ahlaksızlık mı?" Bir başka yeni atv dizisi Hayatım Sana Feda ise "Aşk her şeyi affeder mi?" sorusuna yanıt bulmaya çalışacak. Yaprak Dökümü de ilk bölümünden bu yana "Şerefli fukaralık mı, yoksa her dönemin adamı olup, oyunun çirkin kurallarına boyun eğerek lüks içinde yaşamak mı?" ikileminin üzerinde at koşturuyor. Görünen o ki, yeni dönemde her dizi ekranlara bir de soru işareti asacak. Peki dizilerdeki yol ayrımları nereden peydahlandı? Dizi karakterleri neden daima kavşakların önünde başlarını kaşıyorlar? Çünkü reyting başarısı artık tek başına reklamvereni tatmin etmiyor. Bir dizinin rakamsal başarısının yanı sıra toplumun çeşitli katmanlarında ne kadar tartışıldığı da önemli bir gösterge haline geldi. Dizilerin izlenme oranı kadar, kaç köşe yazısına konu olduğu da dikkate alınıyor. Sansasyonel dizinin reklamları zap'lanmıyor. Çünkü izleyici; küçük bir detayı dahi kaçırıp ertesi gün dost sohbetlerinde konuya Fransız kalmamak için reklam aralarında bile zap yapmıyor. Bu da reklamların izlenme oranını yükseltiyor. (Bilmeyenler için not: Sadece programların değil, program aralarındaki reklam kuşaklarının da izlenme oranları ölçülüyor...) Ülkemizin televizyoncuları, literatüre "kuyruklu dizi" kavramını kazandırmaktan onur duyar. Bir uçurtma, kuyruğu olmadan nasıl gökte tutunamıyorsa, polemik kuyruğundan yoksun bir dizi de bizim televizyon semalarımızda pike yapıp, yere çakılmaktan kurtulamıyor... İşte bu nedenle her diziye bir "kuyruk" takmak gerekiyor...

ALTIN ZAKKUM ÖDÜLLERİ:

1. Acı Hayat ve Ihlamurlar Altında (Mafya, siyah takım elbiseli ve eli silahlı adamlar, nefret ve aşk, Acı Hayat filminin iki benzeri).

2. Gümüş (Cesur ve Güzel adlı dizinin hikayesinden beslenen ve uzadıkça izleyiciyi sıkan bir dizi).

3. Arka Sokaklar (70’li yıllardan kalma hikayesiyle ve adli olayların çok basit bir şekilde çözüldüğü tuhaf bir dizi yapım).

4. Cennet Mahallesi (Maymun Hüsnü’süyle akıllara zarar ve hikayeleri sürekli tekrarlanıyor).

5. Kırık Kanatlar (Kurtuluş Savaşı’nı anlatmak için yola çıkan ama pembe diziye dönüşen, dönemi iyi yansıtmayan yapım).
6. Sevda Çiçeği (Eski Türk filmlerinin en berbat örneği).

7. Selena ve Acemi Cadı (Sabrina’dan uyarlanan diziler).

8. Hırsız Polis ve Şöhret (Eski yerli filmlerin benzerleri ama hikayeleri bitmesine rağmen devam ediyor).

9. Yaprak Dökümü (Romanın benzeriyle hiçbir benzerlik taşımıyor).

10. Kaybolan Yıllar ve Sağır Oda (Kurtlar Vadisi’nin izinden giden ama onu taklit eden diziler).

Gördüğünüz gibi bu yerli diziler reyting denilen ve sırrı hâlâ çözülemeyen bir sistemin ilk onunda. Ancak bu sistem gerçekleri yansıtmıyor. RTÜK o kadar tembel ki dört yıldır kendisi ölçüm yapacak. Ancak sansüre ve yasakçılığa gelince çok hızlı. Çevremde yaptığım araştırmalar bu sonucu gösterdi.”

“Yaprak Dökümü” Çarşamba’nın birincisi

Kanal D’nin sevilen dizisi “Yaprak Dökümü”, Çarşamba günü birinci oldu. Kanal D’nin başrollerinde Halil Ergün, Güven Hokna, Bennu Yıldırımlar, Caner Kurtaran ve Deniz Çakır’ın oynadıkları, Reşat Nuri Güntekin’in aynı adlı ölümsüz eserinden günümüze uyarlanan sevilen dizisi “Yaprak Dökümü”nün Çarşamba günü ekrana gelen 17. bölümü, yüzde 11.3 rating ve yüzde 26.5 izlenme payı ile günün en çok izlenen programı oldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 24/06/08

MesajKonu: Geri: Yaprak Dökümü Haberler   Cuma Eyl. 19, 2008 3:53 pm

Teşekkür ederiz mugiş çok yardımın dokunuyor x)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sinemkobal.forumm.biz
 
Yaprak Dökümü Haberler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gökçe BAHADIR Fan Club :: Gökçe Bahadır Projeleri :: Yaprak Dökümü-
Buraya geçin: